AdSense

Anasayfa Aşık Ali Paşa

Âşık Ali PAŞA

1960 yılında Tozluca’da doğdu. Seyitali Dedenin oğlu, İmam Rıza Dedenin oğlu olan Dilaver Dede’nin oğludur. Beşkardeşin en büyüğüdür. Köydeki kültür ortamında büyüyen Ali Paşa halk edebiyatına ilk etkisi çocukluk döneminde başladı. Sazı kendisine ilk yapıp veren kişi Seyit Ali Dede’nin büyük oğlu Derviş İsmail Dedenin oğlu Kureyş Dede’dir.
1977/78 yılında İstanbul’a gider burada dönemin ünlü ozanları ile tanışır. Bunlar arasında Âşık Daimi, Mahzuni, Abdullah Papur bunlardan bir kaçıdır. Bu âşıklar arasında özellikle Âşık Daimi’nin yardımlarını görür ve onun teşviki ile ilk kasetini yapar. Daimi Şah Plak’a yeğenim olarak tanıttığı Ali Paşa’nın kaseti o dönemde Zazaca ve siyasi okuduğu bir kaç türküsünden dolayı Şah Plak yayınlamaz onun yerine Sönmez Kasetçilikten piyasaya sürülür.
1983 yılında evlenen ozan iki çocuk babasıdır. Yaşamını İstanbul’da sürdüren ozan şiirlerini bir kitap halinde toplayıp yayınlama amacındadır.

 

 

1. FELEKLE PAZARLIK

Nesine güvenim yalan dünyanın
Ömrüm geldi geçti hayal düş gibi
Tadını almadan baharın yazın
Geldi geçti ömrüm boran kış gibi

Ana baba bacı kardeş akraba
Felek aldı bizden olduk haraba
Merhem sürem dedim eski yarama
Yeni yara açtı kor ateş gibi

Bilmem şu feleğin bende nesi var
Nereye baksam her gün Şirvan sesi var
Benden yüzün dönme yeter nazlı yar
Akar gözlerimden yaşlar sel gibi

Felekle oturdum bir gün pazara
Er geç geleceksin bir gün mezara
İster şimdi ağla istersen sonra
Ali paşam da ölür bütün kullar gibi

2. YALAN SÖYLER

Ölümden korkmam diyenler
Korkmam diyen yalan söyler
Ölmeden giren yok mezara
Girmem diyen yalan söyler

Ölmeyince yürek yanmaz
İçmeyen ölüme kanmaz
İster aslan ol istersen cambaz
Uslanmayan yalan söyler

Hakkın yol incedir ince
Kimse bilmez girmeyince
Can bu tenden çıkmayınca
Çıkmam diyen yalan söyler

Boğulma dost göz gözyaşına
Gelir her kulun başına
Yatınca musallat taşına
Yatmam diyen yalan söyler

Bak şu karanlık mezara
Can teslim ettim toprağa
Ali Paşam ecel atına
Binmem diyen yalan söyler

3. ANAM

Neler geldi neler geçti başımdan
Ayrılmadı kötü kader peşimden
Fayda yoktu yarenimden eşimden
Anam’ anam benim garip anam

Beşkardeşin güze Firdes bacısı
İçinden çıkmadı hasret acısı
Kimseler görmesin ayrılık acısı
Anam’ anam garip anam

Oğlun Ali Paşa kurbandır sana
Hasretle kavruldum ben yanan ayana
Ne analar gördüm ölüm yatağında
Huri miydin Melek miydin garip anam

4. SENLİK BENLİK

Senlik benlik nedir bilmem
Yapanlar kendi utansın
Asırlardır aynı kini
Sürdürenler utansın

Bu vatanın dağı taşı
Akıtman gözümden yaşı
Kardeş vurmasın kardeşi
Vurduranlar utansın

Bu nasıl Tanrıya sevgi
İçimden çıkmıyor kini
İnsanları diri diri
Yakan yobazlar utansın

Ali Paşam dokun saza
Fırsat vermeyin yobaza
Sarıklı doldu Sivas’a
Ozan yakanlar utansın
İnsan yakanlar utansın

5. TOZULCA

Ne güzelsin tatlı köyüm
Şeker gibi güzel suyun
Senden geldi bütün soyum
Onun için seviyorum

Güzellerin ela gözlü
Yiğitlerin şahin bazlı
Eser yelin nazlı nazlı
Onun için seviyorum

Dağın taşın hep mücevher
Burada evliyalar yatar
Nerde olur böyle diyar
Onun için seviyorum

Sabah erken kuşun öter
Yaylada çiçeğin biter
Hasrettin burnumda tüter
Onun için seviyorum

Sana derler Tozulca köyü
Uzar gider dere boyu
İnsanların melek soyu
Onun için seviyorum

Üstündeki büyük çayır
Gel de sen cennetten ayır
Allah’ım sen köyüm kayır
Onun için seviyorum

Şah gölün azameti
Çok görülmüş kerameti
Odur köyün selameti
Onun için seviyorum

Sev Ali Paşam sev köyünü
Hem soyunu hem sopunu
Meleşir kuzu koyunu
Onun için seviyorum

6. VERDE

Hewşe Şıhkoye deri verde
Ez biyane çewt mirabi serde
Huriya qureşbe gulanga zerde
Xebera xere biyare na çeberde

Hewşo to peyde muriye
Sero zikirkene huriye
Duru nezdi wazen kılawuze
Apexo Seydaliye Tozılce

Hewşe Tozılce tumi sero
Duri nezdi haware made bero
Raveri tepiya medo kedero
Xebera xere biyare na çeberde

Hewşo toverde heniye harmeni
Xortane qureşi gırede silehi çeki
Duri nezdi hawaremade bero
Hawar do apanexo Keki

Wace Ali Paşam wace
Were devede turba ana xece
Gurbetode tı mare wairbe
Heq comerde comerdano

7. MURAT

Şu yalan dünyada murat almadım
Eller muradına ermiş bana ne
Divane gönlüme yar bulamadım
Eller sevdiğini sarmış bana ne

Ermek ister idim bende murada
Karlı dağlar gibi engel arada
Nazı yari bana çok mu gördün yaradan
Gözlerime yaşlar dolduktan sonra

Şu yalan dünyaya ben neye geldim
Günden günen güne artar kederim derdim
Ne kadar kötüymüş dostlar kaderim
Kötü kaderimden nefret ederim

Gönül vurgunuyum yaram çok derin
Bu dert ile diyar diyar gezerim
Ölürsem sevdiğim olmaz haberin
Ali Paşa öldü kimler ağlasın

8. YOKSULLUK

Dünyaya geldiğim anda
Yedin beni Sen yoksulluk
Ermem daha ben murada
Yedin beni Sen yoksulluk

Küçük yaşta bana kastın
Nettim sana beni yaktın
Suçum nedir bende şaştım
Yedin beni Sen yoksulluk

Gülmez fakirler bahtımız
Her an karadır ahtımız
Sefalet yoksul aşımız
Doyulur mu vay yoksulluk

Ali Paşam ben ne diyem
Güldürmedin ki güleyim
Bırak yakamı öleyim
Az mı çektim ben yoksulluk

9. YANA YANA

Esti gönül fırtınası kavruldum
Gül yüzlü yâri görünce vuruldum
Görmesem yârimi bir gün ölürüm
Yar senin aşkından ben yana’ yana

Hayatımda sevdim böyle Leyla’yı
Onun için gezdim dağı ovayı
Aşkından gör bağrımdaki yarayı
Kız senin aşkından ben yana’ yana

Ali Paşam derki kurban olurum
Kayıp etsem de yine arar bulurum
Görmesem yârim bir gün ölürüm
Gönül eğlencesi yar olmayınca

10. ELA GÖZLÜM

Ela gözlerini aney kurban olduğum
Bu senede bekle kal benim için
Senelerdir aşkın için yandım kül oldum
Bu senede bekle kal benim için

Bekle sevdiğim aney ol sabır taşı
Akıttın gözümden sel gibi yaşı
Sordum o güzelin on beştir yaşı
Bu senede bekle kal benim için

Kırılsın sevdiğim baban zalim elleri
İstedim de seni bana vermedi
Zalim kader yüzümüze gülmedi
Bu senede bekle kal benimim için

Ali Paşam derki ömrüm bilmece
Âşıklar severmiş yâri delice
Ölürüm ayrılmam yâri görünce
Bu senede bekle kal benim için

11. İMAM HÜSEYİN

Şu yalan dünyanın bayram seyranı
Günden güne oyalıyor insanı
Kime satam bilmem bu şirin canı
Gel dinim imanım İmam Hüseyin

Bölük’ bölük oldu gezer kervanım
Kesildi takatim yoktur dermanım
Meğer dost elinden olan fermanım
Mansur gibi dara asalar beni

Ali Paşam hakka yalvar özünle
Yüzün gülmüyor doğru sözünle
Muhabbet olur mu zalim oğlu zalimle
Gör dinim imanım imam Hüseyin